10. Uluslararası Zootekni Bilim Kongresi Antalya’da yapıldı..

Zootekni Federasyonunun organize ettiği 10. Uluslararası Zootekni Bilim Kongresi Antalya Sueno Hotel'de; bilim adamlarının sunduğu 150’nin üzerindeki bildirilerle başarılı bir şekilde gerçekleştirildi.

2018-10-29 1489 Okunma

 10. Uluslararası Zootekni Bilim Kongresi Antalya’da yapıldı..

Kongre açılış konuşmalarını sırasıyla; 10. Uluslararası Zootekni Bilim Kongresi Başkanı Prof. Dr. Zafer Ulutaş,  Zootekni Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Mesut Türkoğlu, Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği (BESD-BİR) Başkanı...

28 Ekim 2018 22:42
Font1Font2Font3Font4

 
ss
Kongre açılış konuşmalarını sırasıyla; 10. Uluslararası Zootekni Bilim Kongresi Başkanı Prof. Dr. Zafer Ulutaş, 
Zootekni Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Mesut Türkoğlu, Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği (BESD-BİR) Başkanı Dr. Sait Koca ve Türkiye Yem Sanayicileri Birliği (Türkiyem-Bir) Başkanı M. Ülkü KARAKUŞ yaptı..
 
 Prof. Dr. Zafer ULUTAŞ”:Hayvan hastalıklarının ortaya çıkmasının temel nedenleri ithalat, hayvan hareketleri ve denetimsizliktir. Özellikle 2010 yılından sonra hayvan ithalatı ile daha önce ülkemizde görülmeyen birçok hastalık görülmeye başlamış (mavi dil,koyun vebası,afrika hastalığı,kuş gribi,deli dana) ve diğer hastalıklarında ülkemizde görülme sıklığı artmıştır”
 
 Zootekni Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Mesut Türkoğlu:”Zootekni biliminin hedefi insanların daha sağlıklı ve daha başarılı olmasıdır. Bunu da hayvansal protein üreterek yapıyoruz. Dünyada kişi başı et tüketimi 44 kg iken Türkiye’de 38 kg’dır. Türkiye olarak hala dünya ortalamasını yakalamış değiliz. ”
 
BESD-BİR Başkanı Dr. Sait Koca:”Yakın gelecekte artan nüfusla beraber gıda ihtiyacının karşılanabilmesi için, şu an ürettiğimizin 3 kat fazlası üretime ihtiyaç duyulacak. Refahta iyileşmenin gerçekleşeceği varsayılsa bile artan nüfusun dengeli ve yeterli beslenmesinin sağlanması geleceğin ana gündem maddesi olacaktır.”
 
Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı M. Ülkü KARAKUŞ :”Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu listesi açıklandı. Kurulda 6 tıp doktoru 1 gıda mühendisi var. Ziraat mühendisi ya da tarımda yer alan mesleklerden kimse yok. Bu durumu üzüntüyle karşılıyoruz. Zootekni bilim dalının öneminin ülkemiz açısından göz ardı edilemeyecek olduğunu belirtmek isterim.”
Haber-fotoğraf:Mert Ciğerli/Yiğit Ciğerli
Zootekni Federasyonunun organize ettiği 10. Uluslararası Zootekni Bilim Kongresi
Antalya Sueno Hotel’de;  Beyaz Et Sanayicileri ve
Damızlıkçıları Birliği (BESDBİR) Yönetim Kurulu Başkanı  Dr. Sait KOCA, Türkiye Yem
Sanayicileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı  Ülkü KARAKUŞ, Davetli Konuşmalardan
Avrupa Zootekni Federasyonu Genel Sekreteri  Andrea Rosetti ve Tarımsal
Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Tarımsal Ekonomik ve Proje Yönetimi Daire
Başkanı Sayın Doç.Dr. Cengizhan MIZRAK’ın katılımları ile başladı ve dünyanın farklı
yerlerinden ve ülkemiz bilim adamlarının sunduğu 150’nin üzerindeki bildirilerle başarılı bir şekilde gerçekleştirildi.

 

Kongre açılış konuşmalarını sırasıyla; 10. Uluslararası Zootekni Bilim Kongresi Başkanı Prof. Dr. Zafer Ulutaş, Zootekni Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Mesut Türkoğlu, Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği (BESD-BİR) Başkanı Dr. Sait Koca ve Türkiye Yem Sanayicileri Birliği (Türkiyem-Bir) Başkanı M. Ülkü KARAKUŞ yaptığı kongrenin farklı atmosferiyle başarılı olduğu gözlemlendi.

Kongre Başkanı Prof. Dr. Zafer ULUTAŞ yaptığı açılışta yaptığı konuşmada”Ülkemizde son zamanlarda sütte ve kırmızı ette sorunlar yaşanmaktadır. Bu sorunların çözülebilmesi için hayvansal üretimin arttırılması gerekmektedir. Hayvansal üretimin arttırılması için ise ithalattan vazgeçilip yerli üretim ve işletme bazında yem üretimi desteklenmelidir.”derken konuşmasını ayrıca şöyle sürdürdü”Değerli katılımcılar,

10. su düzenlenen Uluslararası Zootekni Kongremize hoş geldiniz, katılımınızla şeref verdiniz.
 
Yakın zamana kadar Ziraat Fakültelerimizin Zootekni bölümleri tarafından organize edilen bilim kongremiz, artık uluslararası kimlik alarak bu yıldan itibaren Zootekni Federasyonu tarafından düzenlenecektir. Kongremizde ülkemiz hayvancılığı enine boyuna tartışılacak ve buradan çıkacak sonuçlar rapor halinde de ilgililere ulaştırılacaktır.
 
Bizler Zooteknist Ziraat mühendisleri olarak ülkemizin hayvancılığına yapacağımız çalışmalar ve belirteceğimiz düşünceler ile katkı yapmaya devam edeceğiz.
 
Özellikle, son yıllarda ülkemiz hayvansal ürünler bakımından özellikle de kırmızı et üretiminin yetersizliği ve bunun çözümü ile ilgili sunulan öneriler açısından sıkıntı yaşanmaktadır. Bu problem gündeme geldiğinde ilk akla gelen çözüm ithalat olarak sunulmaktadır.
İthalat lobisinin bunu yapması normaldir, ancak politika yapıcılarının ithalatın çözüm olmadığını anlaması için daha kaç sene geçmelidir.
Bugün artan yem maliyetlerinden dolayı çiftçi, ürettiği sütünü gerçek fiyattan satamaz hale gelmiştir. Sütün fiyatı suyun litre fiyatından daha ucuz hale gelmiştir. Bırakın kar etmeyi zarar etmemeyi bile kazanç gören çiftçiler, zarar etmeye başlayınca daha doğrusu dayanacak gücü kalmayınca damızlık hayvanlarını kasaplık olarak satmak durumunda bırakmıştır. Aksi taktirde damızlıkların kesilmesi devam edecek, azalan hayvan sayısı ile takip edelen yıllarda kırmızı et açığı daha da büyüyecektir.
 
Bu durumda oluşan damızlık ihtiyacı, geçmişte ve günümüzde olduğu gibi ivedi ve kolay çözüm olarak sunulan hayvan ithalatını gündeme getirecektir. Ancak bu yolun sorunları kalıcı olarak çözmediği geçmişte ve günümüzde defalarca kanıtlanmıştır.
 
Halihazırda sağmal hayvan varlığımız ile elde edilen süt miktarı(250kg/kişi) yeterli düzeydedir. Bu hayvan varlığının aşağıya ya da yukarıya çıkması süt dengesini bozacağı için fiyat istikrarsızlığına yol açacaktır. Bu bakımdan yetersiz olan et üretimini yeterli düzeye getirmek için alınması gerekli yönetimsel tedbirlerin yanında hayvancılık yapısının değiştirilmesi gerekmektedir. Bunun için, çok süt veren hayvan değil, buzağısına yetecek kadar süt veren 4 milyon civarında et sığırı yetiştiriciliğine ihtiyaç vardır. Kısacası et sığırı yetiştiriciliği Türkiye’nin gündemine girmelidir. Aksi taktirde ithalata dayalı bu senaryo birilerini mutlu ederken ülkemiz kaybetmeye devam edecektir. Kırmızı et açığının kapatılmasına yardımcı olacak diğer faktör de küçükbaş hayvan yetiştiriciliğidir. Özellikle küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde çoklu doğum yapan koyun yetiştiriciliği teşvik edilmeli, koyunculuğumuzun sigortası olan mera alanlarımızın amaç dışı kullanılmasını engellenmesine, erken otlatma ve anız yakmaların önüne geçilmesi gerekli olan önlemlerden birkaç tanesidir. Ayrıca, kırmızı et maliyetinin yaklaşık %68’ini oluşturan yem üretimi işletme bazında kendi yemini üretebilmesi için teşvik edilmeli, bugünkü her şeyin satın alınarak yapıldığı fabrikasyon usulü veya fason et üretim sisteminden vazgeçilmelidir.
 
Hayvan hastalıklarının ortaya çıkmasının temel nedenleri ithalat, hayvan hareketleri ve denetimsizliktir. Özellikle 2010 yılından sonra hayvan ithalatı ile daha önce ülkemizde görülmeyen birçok hastalık görülmeye başlamış(mavi dil,koyun vebası,afrika hastalığı,kuş gribi,deli dana) ve diğer hastalıklarında ülkemizde görülme sıklığı artmıştır. Özellikle son günlerde bilinçli ya da bilinçsiz olarak gündeme gelen ve üreticileri son derece olumsuz etkileyen ve kırmızı et tüketimi üzerinde tehditmiş gibi algılanan şarbon hakkında daha doğru bilgiler tüketicilere sunulmalıdır.
 
Kongremizin düzenlenmesinde emeği geçen tüm arkadaşlarıma ve bizleri destekleri ile bu kongrede yalnız bırakmayan tüm kurumlara şükranlarımızı sunarız.”

Zootekni Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Mesut Türkoğlu ise açılışta yaptığı konuşmasında”Zootekni biliminin hedefi insanların daha sağlıklı ve daha başarılı olmasıdır. Bunu da hayvansal protein üreterek yapıyoruz. Dünyada kişi başı et tüketimi 44 kg iken Türkiye’de 38 kg’dır. Türkiye olarak hala dünya ortalamasını yakalamış değiliz. Hayvansal protein tüketimi sağlıklı bir gelecek yetiştirmek ve çocuklarımızın akademik başarılar sağlayarak ülke kalkınmasına destek vermesi için önemli bir faktördür. Daha sağlıklı bir dünya için sürdürülebilir hayvansal üretim şarttır.”diye konuştu.

Kongre açılışının bir diğer konuşmacısı olan Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği (BESD-BİR) Başkanı Dr. Sait Koca ise, genelde sektör değerlendirmelerinde bulunarak özetle şöyle konuştu:”Dünya nüfusu her geçen sene artmakta ve 2050 yılında şu an 7,5 milyar olan nüfusun 9,73 milyar olması beklenmektedir. Yakın gelecekte artan nüfusla beraber gıda ihtiyacının karşılanabilmesi için, şu an ürettiğimizin 3 kat fazlası üretime ihtiyaç duyulacak. Refahta iyileşmenin gerçekleşeceği varsayılsa bile artan nüfusun dengeli ve yeterli beslenmesinin sağlanması geleceğin ana gündem maddesi olacaktır.

Dünyada 2025 yılında beyaz et üretiminin domuz eti üretimini geçmesi beklenirken, bu hedef 2015 yılında gerçekleşmiştir. Türkiye’de ise 1996 yılında beyaz et üretimi kırmızı et üretimini yakalamış ve geçmiştir. 2017 yılı rakamlarına göre kırmızı et üretimi 1,13 milyon ton iken beyaz et üretimi 2,32 milyon tona ulaşmıştır. Sektörümüz adına bu tablodan gurur duyuyorum.

Türkiye büyükbaş kırmızı eti tüketiminde dünya ortalamasının üzerindedir ancak toplam et tüketiminde maalesef geride kalmaktadır. Dünyada kişi başı büyükbaş kırmızı eti tüketim miktarı 9 kg iken ülkemizde 12 kg’dır. Ancak unutulmamalıdır ki dünyada gelişmiş ülkelerde bizden farklı olarak kişi başı tüketimin 16 kg olduğu domuz eti mevcuttur. Burada önemli olan bu 16 kg’lık açığı nasıl kapatacağımızdır. Bu eksikliğin beyaz etle sağlanması şarttır. Bu tespitin ardından devletin beyaz et üretimini desteklemesi gerekliliğinin bir kere daha altını çizmek isterim.”

 

Kongrenin bir diğer açılış konuşmacısı olan Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı M. Ülkü KARAKUŞ ise konuşmasında;

”Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllarda ülkemiz tarımla büyüdü ve sonrasında sanayiye geçiş yapıldı. Ancak son yıllarda tarım ile ilgili ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. Resmi Gazetede yayımlanan Cumhur Başkanlığı kararıyla Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu listesi açıklandı. Kurulda 6 tıp doktoru 1 gıda mühendisi var. Ziraat mühendisi ya da tarımda yer alan mesleklerden kimse yok. Bu durumu üzüntüyle karşılıyoruz. Zootekni bilim dalının öneminin ülkemiz açısından göz ardı edilemeyecek olduğunu belirtmek isterim.

Son 20 yılda hububat %19, yağlı tohumlar % 70, karma yem üretimi ise % 350 artmıştır. Görüldüğü gibi karma yemdeki bu artışa bizim bitkisel üretimimiz yetmemiştir. 2017 yılı karma yem üretimimiz 25 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. Bu yetersizlikten dolayı her yıl yem hammaddesi ithalatı sadece yarım milyon ton armaktadır.

Daha iyi yarınlar için mutlaka üretim politikalarını geliştirmeliyiz. Bunun için öncelikle kırsal yaşamı özendirmeli, tarımsal lobiyi güçlendirilmeli, üniversite sanayi işbirliklerine önem vererek hayata geçecek projeler üretmeliyiz.”diyerek sözlerini bitirdi.

10. Uluslararası Zootekni Bilim Kongresi açılış konuşmacılarının ardından program işleyişi çerçevesinde oturumlarda yoğun bir aydınlanma oturumu ve bilgilenme alışverişi şeklinde devam eden etkinlik oturumlarının başkanlıklarını da  sırasıyla  Prof.Dr. Dhia Khalil İbrahim, Prof. Dr. Türker Savaş, Prof. Dr. Mehmet İhsan Soysal, Prof. Dr. Ali Kaygısız, Prof. Dr. Gürsel Dellal, Prof. Dr. Nedim Koşum, Prof. Dr. Umer Saddique Khattak, Prof. Dr. Alper Önenç, Prof. Dr. Fatin Cedden, Prof. Dr. Musa Sarıca, Prof. Dr. Ethem Akyol, Prof. Dr. Atakan Koç, Prof. Dr. Feyzi Uğur, Prof. Dr. Ayhan Ceyhan, Prof. Dr. Ayhan Gösterit, Prof. Dr. Güray Erener, Prof. Dr. Nazan Koluman, Prof. Dr. Mesut Türkoğlu, Prof. Dr. Sülhattin Yaşar, Prof. Dr. Yusuf Konca, Prof. Dr. Ahmet Güler, Prof. Dr. Galip Bakır yaptı ve”Başlıca ele alınan konular” da  özetle şu başlıklardan oluştu…

-Dünya nüfusunun beslenmesinde Zootekni mesleğinin yeri ve önemi vurgulandı.
-Sağlıklı ve dengeli beslenmede proteince zengin hayvansal ürünlerin önemi ve
bunların tüketilmemeleri yönünde kamuoyunu yanlış bilgilendirenlerin bağlı
bulundukları meslek kuruluşları ile daha fazla iletişime girilerek yanlış
bilgilendirmelerin önüne geçilmesi görüşüldü.
-Hayvansal üretimde sırasıyla ot üretimi için ülkemiz su kaynaklarının daha etkin
kullanılması zorunluluğu, kırmızı et üretimi için ise daha az yem girdisi ithali için
daha kaliteli kaba yem yanında kesif yemi oluşturan yem ham maddelerinin
üretiminin arttırılması gerektiği sonucuna varıldı.
-Hayvan veya hayvansal ürün ithalatında ziyade artan ülke nüfusuna göre
gelecekte açık oluşturmayacak şekilde ülke içinde üretimi arttırmaya yönelik
savunma sanayi ve otomobil sektöründe olduğu gibi yeni hayvancılık
politikalarının devreye sokulması gerektiği tartışıldı.
-Üniversiteler ile Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı araştırma kuruluşlarında
üretilen akademik bilgilerin saha ile paylaşılması ve sahada karşılaşılan
problemlerin çözümüne yönelik çalışmaların dizayn edilmesi önerildi.
-Üniversitelerin, Ziraat Fakültelerinin zootekni bölümlerinde özel sektörde daha
başarılı olacak profilde ziraat mühendislerinin yetiştirilmesi gerektiği vurgulandı.
-Bunun yanında da Veteriner Fakültelerimizden de sahada sadece hayvan
sağlığında ihtisaslaşmış ve çalışacak veteriner hekimlerin yetiştirilmesi gerektiği
vurgulandı.
-Ülkemiz hayvancılığının bulunduğu çıkmazdan kurtulmasında, değişmesi gereken
hayvancılık politikaları yanında, veteriner hekimler ile zooteknist ziraat
mühendisleri arasındaki yetki karmaşalarının çözümüne yönelik ilgili mevzuatta
revizyona gidilmesi gerektiği görüşüldü.
-Veteriner hekimlerin hayvan sağlığı, ziraat mühendisi zooteknistlerin ise hayvansal
üretimde üretim ile ilgili teknik işlerle meşgale olmaları durumunda ancak daha az
buzağı ölümleri ve daha fazla kırmızı et üretiminin sağlanabileceğine değinildi.
-Zooteknist ziraat mühendisleri tarafından yürütülecek hayvancılık araştırmalarında
veteriner hekimlerin bulunma zorunluluğu ilgili mevzuatın hazırlanmasında Avrupa
Birliği Mevzuatından yapılan yanlış çevirilerden ve mevzuata aykırı yapılan
düzenlemelerden ileri geldiği ve bunun çözümü için yeni bakanlık bünyesinde daha
fazla zooteknist ziraat mühendislerinden oluşturulacak kurullar vasıtasıyla
mevzuatın rehabilitasyonu yoluna gidilmesi gerektiği görüşüldü.
 
-Cumhurbaşkanlığımız bünyesinde oluşturulan sağlık ve gıda kurulunda, gıda
üretiminde başlıca aktör olan ziraat mühendislerine hiç yer verilmediği ve
eklenmeleri gerektiği konusu önerildi.
-Mera alanlarımızın amacı dışı kullanımının giderek arttığı ve farklı amaçlar için
meralık vasfından çıkarıldığı, ancak kırmızı et açığımızın kapatılmasında çok önemli
yeri olan koyunculuğumuz için mera alanlarımızın artık azaltılmaması ve amacı dışı
kullanılan alanların geri kazandırılması konusu görüşüldü.
-Arıcılıkta kovan sayısının arttırılmasından ziyade verimlilik üzerinde durulması ve
yöreler uygun damızlık ana arı yetiştiriciliğine ağırlık verilmesi önerildi. Ayrıca,
göçer arıcılığın düzenlenerek bazı bölgelerde aşırı koloni, bazı yörelerde ise koloni
azlığına bağlı verim kaybının önüne geçilmesi önerildi.
Kırmızı et üretimimizde açığın kapatılmasında ithalattan ziyade daha fazla süt
veren hayvanın yerine mera şartlarına daha uygun, daha az süt veren ve
yavrusuna bakabilen sığır ırklarının yetiştirilmesine ağırlık verilmesi gerektiği
görüşüldü.
-Ülkemizde et sığırcılığının arttırılmasına ağırlık verilmesi gerektiği vurgulandı.
Terör mücadele kapsamında daha güvenli hale getirilen Doğu Anadolu ve Güney
Doğu Anadolu Bölgelerimizde mera dayalı hayvancılık faaliyetlerinin arttırılmasında
Cumhurbaşkanlığı Sisteminde zooteknist ziraat mühendislerine kırmızı et
açığımızın kapatılması hususunda daha fazla imkan tanınması gerektiği görüşüldü.
-Avrupa Zootekni Federasyonuna Zootekni Federasyonumuzun yakın zamanda üye
olacağı ve bunun akabinde zootekni eğitimi alan öğrencilerin, zooteknist
akademisyenlerin ve hayvancılık ile ilgili kamu ve özel kuruluşlarımızın
Avrupa Birliği İmkanlarından daha fazla yararlanmasının mümkün olacağı
görüşüldü.
Bütün bu hususların ilgililerce biran önce dikkate alınarak yerine getirilmesinin son yıllarda
hayvansal üretimde yaşanan sıkıntıların giderilmesi açısından önem arz ettiğine ÖZELLİKLE dikkat çekilirken;
bu konferansın başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesinde CNS Organizasyon‘un özverili katkılarının olduğuna da dikkat çekildi ve yeni konferanslarda da görüşme dilekleri ifade edildi.

Zootekni Federasyonu Tanımı, Çalışma Alanları ve Faaliyetleri

Federasyon, yurt içinde hayvansal üretimle ilgili alanlarda kurulmuş olan dernekleri bir çatı altında toplamayı, bilgiyi paylaşım örgütü olmayı, Atatürk ve Cumhuriyet ilkeleri çerçevesinde toplum yararına çalışmayı amaçlar.

Yorumlar